11 Ağustos 2016 Perşembe

Bir mini gurme yetişiyor..


Herkese merhaba,

Çok uzun zamandır blog için vakit ayıramıyorum. 3 yaşını dolduran oğlum yaramaz bir çocuk değil belki ama çok hareketli. Gün nasıl başlıyor,  akşam nasıl oluyor, ne zaman yattım da ertesi güne uyandım??? Hesabını tutamaz oldum. Şikayetim yok. Koşturmayı severim. Ama yazmak istediğim bir çok şey, paylaşmayı düşündüğüm sürü sebil konu sadece zihnimin dehlizlerinde kalıyor bu sebepten :) 

Minik oğluma ev işlerinde bana yardımcı olması için fırsatlar tanıyorum. Misal kek yapacağımız zaman yumurtaları mikserle o çırpıyor. Kek kalıbına hamurumuzu birlikte döküyoruz. Fırının alarmı çaldığında düğmeye basıp onu susturmak gene onun görevi. Kendine güvenli, kendine yeten bir insan yetiştirmek için elimden geldiğince ona hayatımızda varlık gösterebileceği alanlar açmaya çalışıyorum. Annem hayattaki en büyük yatırımını kız kardeşim ve bana yaptığını söylerdi. Bir insanın yetişmesine yaptığınız maddi/manevi yatırım size değil ama fazlasıyla yaşadığımız topluma yapılmış bir yatırımdır. Ve bu dünyayı yaşanır kılan da bu olsa gerek.

İşte bizim yavru da her çocuk gibi poğaça, kek, börek düşkünü.. Ayrıca, profesyonel bir gurme eleştirmen var içerisinde sanırım. Beğenmediği bir şeyi yemediği gibi, "Bu hiç de iyi olmamış anne" diyip noktayı koyuyor.

Neyse ki dün birlikte denediğimiz bademli kek tarifi iyi sonuç verdi. Kendisinden geçer puan aldım..

Sizler de deneyecek olursanız şimdiden afiyet olsun.


Evet. Ortadakiler Fatoş'umun poğaçaları.
Siz tarifi biliyorsunuz zaten ;-)
Bademli Kek tarifi:
3 Yumurta
1 bardak şeker
1 bardak un
1 bardak toz badem (robotta mümkün mertebe ince çekerek de kullanabilirsiniz.)
1 kaşık buğday nişastası 
2-3 yemek kaşığı yoğurt
1 paket kabartma tozu
1 tutam tuz

Yumurtaları şekerle çırpın. Sonra içine yoğurdu ekleyerek kısa bir süre daha çırpın. Bir başka kapta karıştırdığınız tüm kuru malzemeleri içine ekleyin ve spatula yardımıyla hafifçe karıştırın. Kalıbınızı yağlayın. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında pişirin. Kapağını ilk 30 dakika hiç açmayın. Kabarmasını engelleyip keki hamurlaştırıyor. Kekin piştiğini aslında eve yayılan kokusundan anlamak mümkün. Burnunuza güvenin.. 

Şimdiden afiyet olsun :)

Sevgiler,

Annesinin kızı...

Oğlunun annesi... 


Hamiş: Ben bu yazıyı yazmaya çalışırken dışarıdan ambulans sesleri geliyor. Yol açılmadığı için hastaneye yetişmekte geciken bir ambulans "kenara çekilin" diye ha bire anons yapıyor. Bu nasıl bir insanlıktır? Anlamak mümkün değil. O ambulanstaki her hangi birimizin yakını, sevdiği hatta kendisi olabilir. Her şey insan için. Bu konuda duyarlı olmalı, birbirimize hatırlatmalarda bulunmalı, çocuklarımıza bu bilinci aşılamalıyız. Bu hepimizin görevi.. 

24 Şubat 2015 Salı

Altmış bin baloncuk

Merhaba,

Bugün itibariyle altmış
Hepinize teşekkürler..
bin "tıkı" geride bırakmışız hep birlikte. 


Bu blogu, annemin yokluğuna alışabilmek, onun öğrettiği gibi bildiklerimi paylaşmak ve başkalarının da bunlardan faydalanmasına aracı olmak için açtım.

Ne mutlu bana ki annem sizlerin sayesinde hala aramızda..

Bir insan anıldığı müddetçe yaşar... O yüzden bir bebek doğduğunda "adıyla yaşasın" diye dilekte bulunulur.

Annem de sizlerle birlikte yaşamaya devam ediyor..

Sağ olun.. Var olun..

Annesinin kızı, Oğlunun annesi

16 Şubat 2015 Pazartesi

Corto Turco'nun Seyahatleri

Çok yakın bir dostum yaptığı geziler ile ilgili harika bir seyahatname blogu oluşturdu. http://sinanbali.blogspot.com/

Corto Turco'nun Seyahatleri
http://sinanbali.blogspot.com/
Bugün oğlum öğlen uykusundayken tekrar bazı yazılarını okudum. O kadar detaylı ve güzel yazıyor ki hayran kalmamak elde değil. Modern zaman seyyahı demek az bile olur.

Fırsatınız olduğunda bir göz atın derim. Dünyamızı, diğer coğrafyaları ve bizden aslında hiçbir farkı olmayan hayat gailesi peşinde koşturan diğer insanları tanımak farklı bir nefes getirebilir hayatınıza hiç ummadığınız şekilde..

Sevgiyle,